Cadbury First Sensation: Orange moments
Advertising Agency: Youth Republic, İstanbul, Turkey
Creative Director: Serhat Gürcü
Art Director: Cumhur Gürses
Copywriters: Utku Yasavul, Çağrı Alıcı
Other additional credits: Seren Pala, Ezgi Sarıoğlu, Barış Özharputlu
Photographer: Furkan Akbayrak
Released: April 2009




8 Comments
Next time keep the copy in your native language or hire a proper translator because this is really painful to read.
next time leave a comment that says something productive.....douche
He did say something productive. If I had written some prose in English, ran it through bablefish and then expected Turkish-speaking people to warm to it, I would be sadly mistaken.
I appreciate the effort in learning a second language, but if you are trying to communicate in English, it is worth the effort to post in good - or at least reasonable - English. That is a constructive suggestion, unlike 'next time leave a comment that says something productive....douche' douche.
hear hear
Gerçekten kötü. Tartışmasız...
Hani bize özgü bir durum vardır ya... Başarılı Türkleri aşağıya çekme durumu... Öyle anlaşılmak istemem...
Be arkadaşlar, fikiri oturup tartışalım... İyi mi kötü mü, çok kötü mü diye de... Ondan önce insan hazırladığı, sunduğu bir işi anlatırken bu denli yanlış ve özensiz bir iş yapar mı! Ha diyeceksiniz, senin İngilizcen çok mu iyi, buyur sen yap... Madem başkasına yaptırmayı akıl ediyorsun o zaman seni kıramayacak bir arkadaşından yardım iste -ki bence zaten öyle yapmışsın. O vakit bunu çeviren arkadaşın bir daha çeviri yapmamak için sana bu şekilde yardımcı olmuş...
Neyse takılma, hayatı turuncu yaşa madem öyle...
Daha önceki youth republic gönderilerinde de ingilizceyle ilgili problemler yorumlarla dile getirilmişti ama sanırım kendileri bunu dikkate almıyorlar.
Neredeyse bütün Youth Republic reklamları İngilizce hataları içeriyor. Olabilir, yanlışlıkla gramer hatası yapılabilir tabii ki, fakat yayınlanmadan defalarca kontrolden geçtiğini varsayarsak, vahim bir durum ortaya çıkıyor.
Bunun dışında, dünyayı turuncu görmek teması dinamizmi tüketici bilincine aşılamak açısından yararlı, fakat gözlükler, özellikle de stand üzerinde değil de yerde durduğu zaman oldukça çelimsiz ve kalitesiz görünüyor, Ardından bakıldığında vermesi beklenen turuncu algı efekti, beklentisini verdiği kadar etkileyici değil. Gözlük teması zorunlu değilse kampüs bahçesine ya da durakların reklam panolarına aynı işi gören turuncu transparan standlar yerleştirilseydi, veya kantin/cafe gibi mekanların pencere camları birer aralık bırakılarak turuncu filmlerle kaplansaydı vs... halihazırdaki gözlük konseptinin amaçladığı etki çok daha kolay elde edilebilirdi gibi geliyor bana...